DEİK: İş Dünyası Diplomasisinin Küresel Ölçekte En Güçlü Temsilcisi

DEİK, Türkiye’nin küresel ekonomik ilişkilerini güçlendiriyor; ATC, TRICON ve GO! GLOBAL gibi etkinliklerle Türk şirketlerini uluslararası arenada etkili kılıyor

DEİK, 40 yıllık yolculuğu boyunca Türk iş dünyasının küresel ölçekteki sesi ve temsil gücü olarak önemli bir rol üstlendi. Diplomasiyle iş dünyasını buluşturan bu misyonun, yalnızca Türkiye’nin uluslararası ekonomik ilişkilerini güçlendirmekle kalmadığını; aynı zamanda Türk şirketlerinin küresel pazarlarda daha görünür, daha etkin ve daha saygın bir konum elde etmelerine katkı sağladığını düşünüyorum.

Bugüne kadar yürütülen uluslararası iş birlikleri, karşı kanat kuruluşlarla hayata geçirilen projeler ve düzenlenen etkinlikler sayesinde iş dünyamız için stratejik fırsatlar yaratıldı. DEİK’in Amerika’dan Asya’ya, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyadaki temasları, Türk şirketlerinin küresel değer zincirlerine daha güçlü entegre olmasında önemli rol oynadı. Bu yönüyle DEİK’in bir köprü görevi üstlenmenin ötesinde sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin inşa edildiği bir platform olduğunu söyleyebilirim.

DEİK’in uluslararası platformlardaki rolünün en iyi örneklerinden biri, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi açısından attığı öncü adımlardır. Washington, D.C.’de düzenlenen Amerikan Türk Konferansı (ATC), bugün Türk ve Amerikalı iş dünyasının bir araya geldiği en önemli platformlardan biri olarak öne çıkıyor. ATC, yalnızca iş insanlarını bir araya getirmekle kalmayıp, iki ülkenin karar alıcılarının savunma, enerji, yatırım ve diğer öncelikli alanlarda görüş ve değerlendirmelerini dinleme fırsatı da sunuyor.

İki ülke arasındaki stratejik ve ticari iş birliklerini güçlendiren bir diğer etkinlik ise, Birleşmiş Milletler toplantıları çerçeve sinde New York’ta düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı (TRICON)’dır. TRICON, küresel yatırımcılar ve fon yöneticilerinin Türkiye’nin yatırım ortamını doğrudan gözlemlediği, iş birliği fırsatlarının ve potansiyelin paylaşıldığı sektör odaklı yuvarlak masa toplantılarına ev sahipliği yapıyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla, Fortune 100 listesinde yer alan 20’den fazla Amerikalı firmanın bir araya geldiği yuvarlak masa toplantısı da konferansın en önemli ayağını oluşturuyor. Amerikan ve uluslararası ortaklarla teması güçlendiren ve somut iş birliği fırsatlarının doğmasına zemin hazırlayan TRICON’un, iş dünyası diplomasisinin pratikte nasıl işlediğine ilişkin güçlü bir örnek teşkil ettiğine inanıyorum.

Ayrıca, geçtiğimiz yıl başlatılan ve bu yıl ikincisi düzenlenecek olan “GO! GLOBAL Türkiye” Zirvesi de Türk şirketlerinin sadece ABD pazarında değil, küresel ölçekte vizyon geliştirmelerine ve farklı coğrafyalara açılmalarına olanak tanıyor. GO! GLOBAL, Türkiye’de filizlenen startupların uluslararası düşünmelerini teşvik eden ve “glocalization” (küresel bakışla yerel fırsatları değerlendirme) yaklaşımını destekleyen bir platform olarak, şirketlerin uluslararası sahnede daha iddialı ve etkin adımlar atmasını sağlıyor.

ABD özelinde bakıldığında, DEİK’in etkinlikleri Türk iş dünyası için stratejik bir önem arz ediyor. Fortune 100 listesinde yer alan Amerikan şirketleriyle kurulan temasların, enerji, teknoloji, savunma, finans ve sağlık gibi öncelikli sektörlerde iş birliği kapılarını açtığını biliyoruz. Washington ve New York’ta düzenlenen ATC ve TRICON toplantıları, yalnızca ekonomik gündemi değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki siyasi ve stratejik diyaloğu da güçlendiriyor.

Önümüzdeki dönemde bu etkinliklerin, Türkiye’nin küre sel değer zincirlerinde daha yüksek katma değerle yer almasına hizmet edeceğine inanıyorum. ATC ve TRICON, Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerini stratejik bir çerçevede yeniden tanımlarken; GO! GLOBAL ve benzeri girişimler, Türk şirketlerinin farklı coğrafyalarda daha etkili ve görünür olmasını sağlayacaktır.

Kırk yıllık yolculuk boyunca yürütülen çalışmalar, DEIK’in diplomasiyle iş dünyasını buluşturan vizyonunun ne kadar güçlü olduğunu kanıtlıyor. Bu vizyonun, önümüzdeki yıllarda da iş dünyası diplomasisinin küresel ölçekte en güçlü temsilcisi olarak Türkiye ekonomisine değer katmaya devam edeceğine eminim.

 

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Start typing and press Enter to search