EU–Türkiye Business Summit ile Avrupa’da Yeni İş Birliği Dönemi Başlayacak
DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri, vize serbestisi ve Gümrük Birliği gibi kritik konularda aktif rol alırken, 17 Kasım’daki EU–Türkiye Business Summit ile ortak projeler ve yeni yatırımlar için güçlü bir platform oluşturuyor
DEIK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ile gerçekleştirdiğimiz röportajda, Türkiye-Avrupa ticari ilişkilerinin dinamikleri ve iş dünya sına sunduğu fırsatlar masaya yatırıldı. 17 Kasım 2025’te Brüksel’de düzenlenecek EU–Türkiye Business Summit, bu ilişkileri güçlendirecek ve ortak projeler için yeni kapılar aralayacak kritik bir platform olarak öne çıkıyor.
DEİK’İN BUGÜNE KADAR TÜRK İŞ DÜNYASINA SAĞLADIĞI KATKILARI, ELDE EDİLEN BAŞARILARI VE GELECEĞE DÖNÜK VİZYONUNU NASIL DEĞERLENDİRİRSİNİZ?
DEIK 1985 yılında Türk iş insanlarının ihracat yapabilmesi, dış ticaret alanındaki farkındalığının artırılması ve dış dünyadaki gelişmeler ile küresel network ağlarına dahil olabilmesi için meydana getirilmiş önemli bir kuruluş. DEIK’in ana misyonu da ülke ve bölge fark etmeksizin kazan-kazan prensibiyle ticari diplomasi faaliyeti yürütmek. Ben bu mis yonu yalnızca önemli bulmuyor, küresel sorunlar ve tıkanık lıkların giderilmesindeki en önemli araçlardan biri olarak tanımlıyorum. O sebeple, DEIK, yalnızca iş dünyamızı bu alanda geliştirmekle kalmıyor, nesiller ve sektörler arasında da muazzam bir tecrübe aktarımına vesile oluyor. 40 yıllık birikim, DEIK’in önümüzdeki 40 yılda da Türkiye’nin ticari ve ekonomik sorunlarının çözümünde kilit bir aktör olarak yer alacağını gösteriyor.
DEİK’İN ULUSLARARASI PLATFORMLARDAKİ ROLÜNÜ VE İŞ DÜNYASININ GELİŞİMİNE SAĞLADIĞI SOMUT ETKİLERİ AKTARABİLİR MİSİNİZ?
İş dünyamız nesillerden beri varlığını sürdürmekle birlikte geçmişteki şartların da bir sonucu olarak dış dünyadaki dinamiklerden bugün olduğundan daha az haberdardı. DEIK’in varlığıyla birlikte, kendi işlerinde ayrı ayrı network ağları ören ve tecrübesini uluslararası zeminlere taşıyan firmalarımız, İş Konseyleri çatısı altında bir araya gelerek tek bir amaca doğru yöneldiler; o da Türkiye’nin küresel ticarette önemli bir aktör ve söz sahibi olabilmesine katkı sunmaktır. Bu sayede iş dünyamız, takip ettiği misyonun karşılığında ortak çıkarlara yönelik ortak manevra kabiliyeti edindi. DEIK üyeleri yalnızca kendi firmalarının meselelerine eğilmiyor, hangi ülkede hangi sektörde bir sorun varsa bunu biliyor ve çözümüne yönelik katkı sunmak istiyor. Bugün, örneğin Avrupa ile aramızdaki vize meselesinden, Gümrük Birliği’nin güncellenmesine yönelik girişimlere kadar her sorunun çözümü için aktif rol oynuyor ve ülkemize fayda sağlıyoruz.
DEİK/TÜRKİYE-AVRUPA İŞ KONSEYLERİ OLARAK YÜRÜTTÜĞÜNÜZ ÇALIŞMALARI VE ÖNCELİKLERİNİZİ AKTARABİLİR MİSİNİZ?
Malumunuz dünyamız belirsizlikler döneminin içinde. Hem politik hem de ticari zeminde alışkanlıklar, geleneksel ilişki ve ittifaklar değişiyor ve ezberler bozuluyor. Işte bu belirsizlikler çağında biz bölgesel iş birliklerinin hayati olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple ticari ve ekonomik kalkınmayı sürdürebilmek adına ne Türkiye’yi Avrupa’dan ne de Avrupa’yı Türkiye’den ayrı düşünemeyiz. Eğer bu gerçeği görüyorsak Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de hiç olmadığı kadar önem vermeli ve önümüzde durup birbirimize yaklaşmamızı engelleyen sorunlara eğilmeli, çözemediğimizi de bir kenara koymalıyız ki ortada duran muazzam fırsatları kaçırmayalım. DEIK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri olarak da bu önemi göstermek niyetiyle yoğun tempoda ticari diplomasi faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. İş Konseylerimiz aracılığıyla, her bir Avrupa ülkesinde sektörel bazda, proje bazında, kritik ihracat ve ithalat konularında iş birliklerini sürdürmekle beraber, Avrupa Birliği nezdinde de faaliyet gösteriyoruz. Vize meselesi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, tedarik zincirlerinde ortaya çıkan sorunlara yönelik alternatif fırsatların öne çıkarılması, enerji koridorları özelinde Türkiye-AB iş birliğinin artırılması, Avrupa’nın güvenliğinin yeniden tesisi için Türk savunma sanayiinin bu ihtiyaca yanıt verebileceğinin AB nezdinde daha çok anlaşılması gibi konuları gündemde tutuyoruz. Hem iş dünyasından muhataplarımızla hem de Avrupalı üst düzey karar alıcılarla çeşitli toplantılar, iş forumları, seminerler, ikili görüşmeler ve resmi ziyaretler vesilesiyle bu konuları ele alıyor, çıktıların somutlaşması için de hem özel sektör hem de kamu nezdinde girişimler yürütüyoruz. Daha iyi anlaşılması adına, faaliyetlerimiz kapsamında oldukça önemli bulduğum bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum: Avrupa Birliği’nin dinamosu olarak tanımlanan Almanya özelinde, 1996 yılından beri faaliyet gösteren Türkiye-Almanya İş Konseyimizin daha etkin faaliyet göstermesi ve iş birliklerini çeşitlendirmesi adına yeni bir muhatap kuruluşla çalışmalara başladık. Kuruluş aşamasında da destek olduğumuz, Türk-Alman müşterek çıkarlarını ön plana almak amacıyla kurulan Alman-Türk İş Konseyi, Almanya 10’uncu Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un Onursal Başkanlığıyla bugün Berlin’deki en yakın partnerimiz olarak çalışma yürütüyor. Konsey, Türkiye’nin ve Almanya’nın en büyük şirketlerinin eşit temsil ilkesiyle oluşturulan yapısıyla, müşterek çıkarlara en üst düzeyde hizmet etmeyi amaçlıyor.
DEİK/TÜRKİYE-AVRUPA İŞ KONSEYLERİ OLARAK, EUROPEAN BUSİNESS SUMMİTS (EBS) İŞ BİRLİĞİYLE, “EU-TÜRKİYE BUSİNESS SUMMİT” ZİRVESİNİ 17 KASIM 2025 TARİHİNDE BRÜKSEL’DE DÜZENLEMEYİ PLANLIYORSUNUZ. BU ZİRVENİN HEDEFLERİNİ BİZLERLE PAYLAŞIR MISINIZ?
Yukarıda da bahsettiğim gibi, köklü ilişkilerimizde hem sorunlar hem de fırsatlar mevcut. Biz tüm bu meseleleri en üst düzey katılımcılar ile ele almak adına, Avrupa’nın en prestijli iş platformlarından biri olan European Business Summit (EBS) ile iş birliğiyle bu yıl ilk kez EU–Türkiye Business Summit’i düzenliyoruz. Zirve; ticaret, teknoloji, yeşil dönüşüm, güvenlik ve stratejik istikrar alanlarında ortak bir yol haritası çizerek, Gümrük Birliği’nin modernizasyonundan dijital ve yeşil dönüşümlerin hızlandırılmasına, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesinden savunma iş birliğine kadar kritik başlıkları masaya yatıracak. Kıymetli Bakanlarımız, AB Komiserleri, Avrupa Komisyonu üyeleri, küresel şirketlerin CEO’ları, düşünce kuruluşları liderlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi planladığımız bu zirve, ekonomik iş birliği ile diplomasi arasında yeni köprüler kurmayı amaçlıyor. Bu vesileyle, paneller, “fire side chat” konseptli oturumlar ve networking imkanları sayesinde yalnızca güncel meseleler tartışılmayacak, aynı zamanda ortak proje ve yatırımlar için somut adımlar atılabilecek. Yani, EU–Türkiye Business Summit, iş dünyasına ve karar alıcılara, Avrupa’nın merkezinde, tarihin en kritik anlarından birinde ortak geleceği şekillendirme fırsatı sunuyor.


