KÜRESEL DEĞIŞEN TICARET DENGELERINDE AVRUPA’YA YÖNELIK STRATEJIK VIZYONUMUZU GÜÇLENDIRIYORUZ
Son dönem küresel gelişmeleri Türkiye’nin AB ile olan geçmişten gelen köklü ekonomik ilişkileri çerçevesinde yeniden ele aldığımızda, Türkiye ile Avrupa’nın mevcut ekonomik entegrasyonumuzun mevcut seviyesinden çok daha ileri taşınması her iki taraf için de kazan-kazan ilkesi çerçevesinde en optimum seçenek olarak önümüzde duruyor.
DEİK olarak bu bilinçle bu yıl Avrupa ile olan ilişkilerimizi çok daha proaktif bir şekilde yürütüyoruz. Ocak ayı içerisinde AB İş Konseyleri başkanlarının imzasını da içeren ve Avrupa Komisyonu Başkanı, Avrupa Konseyi Başkanı ve Avrupa Parlamentosu Başkanı’na hitaben yazdığımız mektuplarımızı Financial Times’ta yayımlamıştık. Mayıs ayı içerisinde de EU6 olarak bilinen Almanya, İtalya, İspanya, Fransa, Polonya ve Hollanda ile AB kurucularından Belçika siyasi liderlerine hitaben yazdığımız mektuplarımızı her ülkenin önde gelen gazetelerinde yayımladık.
Türkiye ile AB arasında bir paradigma değişimi gerekiyor ve Avrupa Birliği’ne tam üyelik bu noktada her iki tarafın da yararına olacaktır. Bunun dışında diğer iş dünyası örgütlerinin, akademik camianın, medyanın ve tüm toplumun sürece katkılarını almak için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz.
Buradan hareketle, DEİK olarak 41 yıldır, tüm dünyaya yayılmış 153 İş Konseyimizle, ülkeler arası yatırım ve ticareti artırmak için, kamu kaynağı kullanmadan, “Ticari Diplomasi” mottomuzla faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Türk özel sektörünün dış dünyaya açılan penceresi olarak çalışmalarımızı gönüllülük esasıyla; İş Konseylerimiz, Karşı Kanatlarımız, Kurucu Kuruluşlarımız, Kurumsal Üyelerimiz ve çalışma arkadaşlarımızla devam ediyoruz.
Elinizdeki Business Diplomacy sayısında, Avrupa merkezli yeni üretim ve ticaret yaklaşımını “Made in Europe” ekseninde değerlendirirken; friendshoring politikalarının, CBAM uygulamalarının ve yaptırım mekanizmalarının küresel ticarete etkilerini tüm detaylarıyla ele alıyoruz. Alanında uzman isimlerin katkılarıyla hazırlanan bu sayının, hızla değişen küresel ekonomiyi anlamak ve geleceğe dair yeni perspektifler geliştirmek üzere iş dünyamıza önemli bir perspektif sunacağına inanıyorum.
Bu sayının hazırlanmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza ve katkı sunanlara teşekkür ediyor, keyifli okumalar diliyorum.


