Ana Manşet

Teknoloji Üreten Bir Türkiye

Ali Taha Koç

Röportaj: Merve Ay

T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç

Türkiye’nin dijitalleşme konusundaki yatırımlarını ve hedeflerini, T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç’tan dinledik.

Yaşadığımız yeni tip koronavirüs (COVID-19) pandemisi, tıpkı özel sektördeki gibi kamudaki dijitalleşmeyi de hızlandırdı. Bizler de Türkiye’de kamunun dijitalleşmeye verdiği önemin âdeta bir simgesi olan T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin Başkanı Dr. Ali Taha Koç ile merak edilen birçok konuyu Business Diplomacy okurları için konuştuk. Başkan Koç, “Dijital dönüşüm ile büyüme arasında doğrudan pozitif bir ilişki kurulmaktadır.” diyor ve ekliyor: “Ülkemizin dijital geleceğinin inşasında tüm paydaşlarla yakın bir sinerji içerisinde çalışma arzusu taşımaktayız.”

“Dijital hizmetlerin kullanımı, her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır”

Yakın geçmişle bugünü kıyaslamanızı istesek pandemi öncesi ve günümüzdeki dijitalleşmeye olan ilgiyi ve beklentileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hayatımızı, yaşam şeklimizi ve alışkanlıklarımızı etkileyen COVID-19 salgını bize, telekomünikasyon altyapısı ile birlikte dijital teknolojilerin kullanımının ne denli önemli olduğunu ve krizden çıkış için yeni fırsatlar doğurduğunu bir kez daha hatırlattı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi olarak da temel amacımız; dijital teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesi yoluyla, ekonomik ve sosyal refahın artırılmasına yönelik insan, iş süreçleri ve teknoloji unsurlarında bütüncül bir dönüşümü gerçekleştirmek.

Dijital teknolojilerin kullanılması neticesinde salgının kontrol altına alınması ve şiddetinin sınırlandırılması, temel hedeflerimizin arasında yer almaktadır. Bu süreçte iş sürekliliği ve esnekliğinin sağlanması amacıyla dijital hizmetlerin kullanımı, her zamankinden daha fazla önem kazanmıştır. Dijital hizmet sunumu denilince ise e-Devlet Kapısı, aklımıza gelen ilk şeydir. Zira yaptığımız çalışmalar neticesinde, 28 Temmuz itibarıyla e-Devlet Kapısı üzerinde 49 milyon kullanıcı sayısına erişilmiş olup 667 kuruma ait 5 bin 108 adet hizmet, yine e-Devlet Kapısı üzerinden sunulmaktadır.

Dijital Türkiye Portaline 2019 yılı giriş sayısı olan 1,2 milyar rakamına, 2020 yılının ilk yedi ayında pandeminin de etkisiyle ulaşmış bulunmaktayız. Bazı hizmetlerin kullanımında da salgın öncesi döneme kıyasla 10 kata varan artışlar olduğunu görmekteyiz. Dijital Türkiye Portali üzerinden tüm bilgilere tek bir sayfadan ulaşılabilen ve herhangi bir yeni bilgi-belge ibrazını gerektirmeyen bütünleşik hizmetlerin vatandaşlarımızın kullanımına sunulması hedefiyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

“Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi yayımlandı”

Video konferans görüşmelerinin arttığı, uzaktan eğitime geçildiği ve dikkatlerin sağlık teknolojilerine yöneltildiği bir evreden geçerken Türkiye’nin bu süreci nasıl yönettiğini düşünüyorsunuz? Ülkemizin yerli ve millî çözümleri, söz konusu kriz yönetiminde ne derece etkili oldu?

Toplumun ve kişilerin sağlığını korumak amacıyla sokağa çıkma ile seyahat kısıtlamalarının, uzaktan eğitim uygulamalarının, sportif ve sanatsal etkinliklere getirilen kısıtlamaların gündeme geldiği bir dönem yaşadık. Bu hızlı geçiş sürecinin toplumsal hayata etkisini en aza indirebilmek amacıyla dijital teknolojilerin kullanımı hızla arttı ve uzaktan çalışma/eğitim gibi kavramlar, daha da önem kazandı.

Pandemi sürecinde dünya genelinde yoğun olarak kullanılan video konferans uygulamaları, artan trafik ve kullanıcı profilindeki çeşitlilik sayesinde ciddi bir yük ve güvenlik testine maruz kaldı. Bu testler, yaygın hâlde kullanılan yabancı menşeli video konferans uygulamalarının; kişisel verilerinizi başkalarının eline geçirerek mahremiyetimize zarar verebileceğini gösterdi. Bahsi geçen durum bazı yabancı menşeli video konferans uygulamalarının incelenmesine, hatta kimi ülkelerde yasaklanmasına neden oldu.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi olarak pandemi sürecinde video konferans sistemlerine duyulan ihtiyacın artması sonucu tamamı yerli ve millî yazılımlarla oluşturulan açık kaynak kodlu video konferans sistemlerini, güvenli ortamlarda kurarak test etmeye başladık. Bu bağlamda T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte tüm yerli ve millî video konferans uygulamalarının hem fonksiyonel hem de güvenlik açısından değerlendirilmesine yönelik bir proje başlattık. Proje kapsamında Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi teknik uzmanlarınca tüm çözümler detaylı olarak incelenmektedir. Çalışmanın ardından oluşturulan raporlarla da ilgili ürünlerin gelişimine katkı sağlanmaktadır.

Bildiğiniz üzere kamu kurum ve kuruluşları ile kritik altyapı hizmeti veren işletmelerce uyulması gereken Bilgi ve İletişim Güvenliği tedbirlerini içeren 2019/12 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, 06.07.2019’da yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Genelge doğrultusunda T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimizin koordinasyonuyla ülkemizin bu alandaki ilk referans dokümanı olan Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi de hazırlanarak geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi; yerli ve millî siber güvenlik ürün ve çözümlerinin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlayarak üretim gücümüze destek olacak, yani siber güvenlik alanında dünya ile rekabet edebilecek teknolojileri üretebilmemizin önünü açacaktır. Güçlü ekonomiler için güçlü teknolojilerin önem kazandığı çağımızda bugünden atacağımız adımlar ve alacağımız önlemler, yarının dünyasında teknolojiyi takip eden değil teknolojiye yön veren bir ülke olabilmemiz için oldukça önemlidir. Bizim için öncelik, ülkemizdeki verinin ülkemizde kalmasıdır. Bu kapsamda yerli yazılımlarımızın Ofisimiz tarafından desteklenerek dünyada markalaşacak ürünlere dönüştürülmesi hedeflenmektedir.

Özellikle dijital sağlık veri miktarının artması; tahlil, teşhis ve tedavi yöntemlerinin gelişmesini de sağlamıştır. T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi olarak pandeminin etkisinin azaltılması, virüsün tedavisi ve toplumun konu üzerinde bilgilendirilmesi amacıyla sağlık çalışanlarımız ve üniversitelerimizle iş birliği içerisinde yapay zekâ destekli yenilikçi çözümler üzerinde de çalışmaktayız. Adına dijital dönüşüm dediğimiz bu geçiş sürecinin, bize özgü değerlerle harmanlanması ve sadece ülkemiz bireylerine değil tüm insanlığa faydalı olacak yenilikçi teknolojiler ile hayat bulması, hassasiyetle yaklaştığımız konuların başında yer almaktadır.

Türkiye, AB 2020 Yılı e-Devlet Endeks çalışmalarında 4’üncü sıraya yükseldi

Günümüzde teknolojinin gelişimine paralel olarak kamu hizmetleri de büyük oranda internet ortamına taşındı. Yaşadığımız salgın süreci de şüphesiz bu dönüşümü hızlandırdı. Türkiye’nin bu noktadaki son durumunu hem kamu hem de vatandaş ekseninde detaylandırır mısınız?

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2001’den bu yana yaklaşık iki yılda bir üye ülkelerin e-Devlet gelişmişlik düzeyini belirlemek için yapılan çalışmada; kamu sektörünün etkinliğini, şeffaflığını ve verimliliğini artırmak amacıyla bilgi-iletişim teknolojileri kullanımının sistematik bir değerlendirmesi sunulmaktadır.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisimiz koordinasyonunda kamu kurum ve kuruluşlarımızla sürdürdüğümüz çalışmalar neticesinde ülkemiz, Birleşmiş Milletler e-Devlet Gelişmişlik Endeksi 2018 yılı değerlendirmesi Çevrimiçi Hizmet Endeksi’nde bir önceki yıla göre 40 basamak ilerleyerek 193 ülke arasından 27’nci sırada konumlanmıştı. Yakın zamanda ise BM tarafından 2020 yılı e-Devlet Gelişmişlik Endeksi yayımlandı. 193 ülkenin değerlendirildiği rapora göre ülkemiz, Çevrimiçi Hizmet Endeksi’nde 22’nci, e-Katılım Endeksi’nde ise 23’üncü sıraya yükseldi. e-Katılım Endeksi, internet yoluyla devletten vatandaşa bilgi paylaşımı olanakları (e-Bilgi Paylaşımı), paydaşlar ile karşılıklı etkileşim (e-Danışma) ve karar alma süreçlerine entegrasyon (e-Karar Verme) noktalarına odaklanmaktadır. Bu doğrultuda 193 ülke arasından 23’üncü sıraya yükselmemiz, büyük önem arz etmektedir.

Henüz yayımlanmamakla birlikte AB 2020 Yılı e-Devlet Endeks çalışmalarındaki kullanıcı odaklılık başlığında da ülkemiz, çok büyük bir başarı kaydetmiştir. Nitekim bir önceki değerlendirmede 36 ülke arasından 24’üncü sırada olan Türkiye, bu yıl 4’üncü sıraya yükselmiştir. Üstelik bu başarı, yalnızca kullanıcı odaklılıkla da sınırlı değildir.

Temel altyapılar kategorisinde 21’inci sıradan 9’uncu, şeffaf devlet kategorisinde 26’ncı sıradan 13’üncü, sınır ötesi hizmet sunumunda 31’inci sıradan 22’nci, Endeks genelinde ise 26’ncı sıradan 13’üncü sıraya yükselmiş bulunmaktayız. Yine bahse konu değerlendirmede Fransa 14’üncü, İngiltere 22’nci ve Almanya da 26’ncı sırada yer almaktadır.

“Küresel olarak her alanda olduğu gibi dijital dönüşümde de rekabet hâlindeyiz”

Dijitalleşmenin bağımsızlığa ve ülke ekonomilerine katkısı hakkında neler söylemek istersiniz?

Küresel rekabet gücünün en belirleyici faktörleri arasında yer alan dijital dönüşüm alanında yapılan yatırımlar; ekonomik iyileşme, istihdam ve büyüme indikatörü olarak görülmektedir. Dolayısıyla dijital dönüşüm ile büyüme arasında da doğrudan pozitif bir ilişki kurulmaktadır.

BM tarafından 13 Mayıs 2020’de yayımlanan Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler Raporu’nda bu yıl, COVID-19 nedeniyle küresel ekonominin yüzde 3,2, gelişmiş ekonomilerin ise yüzde 5 oranında küçüleceği tahmin edilmektedir. Küresel talepte keskin bir azalma olduğunun ve tedarik zincirinde bozulmalar yaşandığının vurgulandığı çalışmada, bu yıl uluslararası ticaretin de yaklaşık yüzde 15 oranında daralacağı öngörülmektedir. International Data Corporation (IDC) tarafından Mayıs 2020’de yayımlanan Araştırma Raporu’nda ise donanım, yazılım ve bilişim hizmetleri alanında düşüş öngörülmekle birlikte, altyapıya yönelik yüzde 3,8 büyüme tahmini yapılmaktadır.

Hayatımızı, yaşam şeklimizi ve alışkanlıklarımızı etkileyen bu salgın; telekomünikasyon altyapısı ile birlikte dijital teknolojilerin kullanımının da ne denli önemli olduğunu ve krizden çıkış için yeni fırsatlar doğurduğunu bize bir kez daha hatırlatmıştır.

Yenilikçi teknolojiler sayesinde üretim yapısı ve hizmet sunum biçimleri hızla değişmektedir. Günümüzde küresel olarak her alanda olduğu gibi dijital dönüşümde de rekabet hâlindeyiz ve bu noktada ancak yerli ve millî teknolojilerle başarı elde edebiliriz. Üzerinde çalıştığımız yerli ve millî teknolojilerimizle sağlık başta olmak üzere birçok alanda ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlamayı hedefliyoruz.

Sözlerime son verirken, ülkemizin dijital geleceğinin inşasında tüm paydaşlarla yakın bir sinerji içerisinde çalışma arzusu taşıdığımızı vurgulamak istiyorum.

 

 

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like