Business Diplomacy 13
37 KAPAK RÖPORTAJI | COVER INTERVIEW energy, with agriculture, infrastructure, construction, transportation, investment, financing and even the fundamental elements of commercial life, including conscious consumption. In this respect, the adaptation of our private sector, especially our exporting sectors, to these changes is quite significant in terms of our close economic integration with the EU through the Customs Union and to maintain our competitive edge in foreign trade. Therefore, it is essential for our private sector to in- clude strategies in their business plans that focus on sustainability, environmentally-friendly production models, renewable energy and energy efficiency and reducing their carbon footprints to stay relevant and make the best use of the new opportunities that will emerge in the European market. They should also focus on digitalisation and increasing the knowledge, skills and competence of their employees on green jobs. The EU continues to work on taxonomy legislation, which will set the criteria for environmentally sustain- able investments. In this respect, our companies can increase their chances in the European public tenders, and they can also access financing far more easily if they develop projects in line with such taxonomy crite- ria, which are ow taken as a reference by an increasing number of financial institutions. To sum it up, I can say that all our sector representatives should closely monitor the developments in the EU, be prepared to adapt to the changes, analyse their needs, investigate their cooperation opportunities with the EU sectors and determine their future steps, make contact and exchange information and experience regularly with their EU organisations, and achieve public-private sector cooperation in all these areas. The Green Deal Action Plan will be an important step in establishing the infrastructure for Turkey’s green development model. surlarını içeren çok daha geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Bu bakımdan, başta ihracatçı sektörlerimiz olmak üzere özel sektörümüzün bu değişikliklere kendilerini adapte etmesi, ülkemizin Gümrük Birliği sayesinde AB ile tesis ettiği yakın ekonomik entegrasyonun ve dış ticareti- mizde rekabetçiliğimizin korunabilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde, özel sektörümüzün sürdürülebilirliğin, çevreci üretim modellerinin, yenilene- bilir enerji ve enerji verimliliğinin odağa alındığı karbon ayak izinin mümkün olduğunca azaltılmasına yönelik stratejilere iş planlarında yer vermesi. Avrupa pazarında ortaya çıkacak yeni fırsatların yakalanması bakımından elzemdir. Dijitalleşme ve şirket çalışanlarının yeşil işlere ilişkin bilgi, beceri ve yetkinliğinin artırılması konuları da şirketlerimizin yönelmesi gereken alanlar arasındadır. Diğer taraftan, AB çevresel olarak sürdürülebilir yatırım- lara ilişkin kriterleri belirleyeceği taksonomi mevzuatı üzerinde çalışmalarını devam ettiriyor. Bu bakımdan, önümüzdeki dönemde şirketlerimizin taksonomi kri- terlerine uygun projeler geliştirmesi hem Avrupa kamu ihalelerinde şanslarını yükseltecek hem de artık artan sayıda finansal kuruluş bakımından referans olarak alınan bu kriterlere uygunluk sağlayarak finansmana erişimlerini kolaylaştıracaktır. Özetle bu dönemde, tüm sektör temsilcilerimizin; AB’deki gelişmeleri çok yakından takip etmesi, değişik- liklere adapte olmak için hazırlık ve planlama yapılması, ihtiyaçların analizi, AB sektörleri ile iş birliği olanaklarının araştırılması ve atılacak adımların belirlenmesi, AB’de üyesi oldukları organizasyonlar ile temas ederek, dü- zenli bilgi ve deneyim paylaşımında bulunmaları ve tüm bu alanlarda kamu-özel sektör iş birliği içerisinde hareket edilmesi son derece önemlidir. Yeşil Mutabakat Eylem planı, bu anlamda Türkiye’nin yeşil kalkınma modeli için alt yapının tesis edilmesi için önemli bir adım olarak nitelendirilebilir. AB TÜMMEKANİZMALARINI İKLİMDEĞİŞİKLİĞİ İLEMÜCADELE EKSENİNDE DEĞERLENDİRİYOR AB tarafından, AYM ile ortaya konan hedeflere ulaşılması amacıyla Avrupa Yeşil Mutabakatı Yatırım Planı açıklanmış ve plan kapsamında, önümüzdeki 10 yıl için en az 1 trilyon euroyu yeşil dönüşüm, Adil Geçiş Mekanizması kapsamında ise 2021-2027 dönemi için en az 100 milyar euroyu gerek ekonomik gerekse de sosyal açıdan en çok etkilenecek kesimlerin desteklenmesi amacıyla kullanacağı açıklanmıştır. AB ayrıca sürdürülebilir ve yeşil finans yapısını sağlamlaştırarak hemen hemen tüm mekanizmalarını iklim değişikliği ile mücadele ekseninde değerlendirmektedir.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy NTY0MzU=