Afrika Kültür Evi: Kadın Emeği, Kültür ve Diplomasi
Afrika Kültür Evi Yönetim Kurulu Başkanı Zeliha Sağlam ile kurumun kuruluş vizyonu, başarı hikayeleri ve Türkiye-Afrika ilişkilerindeki rolünü konuştuk.
AFRIKA EVİ’NİN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİNDE, TÜRKİYE’NİN AFRİKA VIZYONU ILE SAHADAKİ YEREL DINAMİKLER VE İNSANİ HIKAYELER ARASINDAKI İLİŞKİYİ VE BU ÜÇ UNSURUN BİRBİRİNE NASIL BAĞLANDIĞINI BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?
Afrika Kültür Evi’nin ortaya çıkışı, Cumhurbaşkanımızın 2005 yılında ilan ettiği Afrika Açılımı vizyonunun sahadaki en insani örneklerinden biridir. Bu vizyon, diplomatik ilişkilerden ekonomik ortaklıklara, kültürel alışverişten kalkınmaya kadar çok boyutlu bir süreci kapsıyor. Afrika Kültür Evi’nin farkı ise, bu vizyonun kadın emeği, kültürel miras ve insani temaslar üzerinden somutlaşmış olmasıdır.
Cumhurbaşkanımızın eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin Afrika seyahatleri sırasında el emeğiyle geçinen, üretken ama görünür olmayan kadınlarla kurduğu samimi temaslar, bu yapının ilham kaynağı olmuştur. Hanımefendi’nin gözlemleri, Afrika’nın zengin el sanatlarının sadece bir kültürel ifade biçimi değil, aynı zamanda onurla ayakta durma, kimliğini koruma ve ekonomik özgürlük mücadelesi olduğuna işaret etmektedir. Bu insani hikayeler, Türkiye’nin Afrika vizyonuna sıcak ve kişisel bir dokunuş kazandırmıştır.
Türkiye’deki diplomatik çevreleri, akademiyi, sivil toplumu ve iş dünyasını aynı çatı altında buluşturan Afrika Kültür Evi, Afrika’nın yerel dinamiklerini Türkiye’nin çok boyutlu diplomasi anlayışıyla birleştirerek bir kültürel diplomasi platformu haline gelmiştir.
El sanatları atölyeleri, eğitim programları, sergiler ve akademik iş birlikleri sayesinde hem Afrika’nın yerel üreticilerine ekonomik değer sağlanmakta hem de kültürlerarası diyalog güçlendirilmektedir. Afrika Evi’nin hikayesi, kültürün, kadın emeğinin ve dayanışmanın ortak bir dil oluşturabileceğini dünyaya göstermektedir.
BU YAPININ TEMELLERİ ATILIRKEN HANGİ DİPLOMATİK HEDEFLERLE YOLA ÇIKTINIZ VE BUGÜNE KADAR BU HEDEFLERLE İLGİLİ NELER GERÇEKLEŞTİRDİNİZ?
Afrika Kültür Evi’nin kuruluş aşamasında belirlenen diplomatik hedeflerin başında şunlar yer alıyordu:
-Afrika ülkeleriyle halklar arası bağları güçlendirmek,
-Kadın emeğini görünür kılarak ekonomik değer kazanmasını desteklemek,
-Kültürel mirası korumak ve karşılıklı öğrenme süreçlerini teşvik etmek, -Kültür, sanat ve eğitim temelli sivil diplomasi mekanizmalarını geliştirmek,
-Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında ortak kimliğe dayalı pozitif bir anlatı inşa etmek.
Bu hedefler doğrultusunda Afrika Kültür Evi, bugüne kadar bölgelerde TIKA iş birliğiyle pek çok değer üretmiştir. Kadın emeği temelli üretim atölyeleri ve eğitim merkezleri aracılığıyla, özellikle Senegal ve Tanzanya’da yerel kapasiteyi güçlendiren projeler hayata geçirilmiştir.
Türkiye’de düzenlenen sergiler, paneller, gastronomi etkinlikleri ve kültür haftaları sayesinde Afrika’nın kültürel çeşitliliği geniş kitlelerle buluşturulmuştur. Ayrıca Afrika Birliği, OAFLAD, National Heritage Council (Güney Afrika) gibi bölgesel ve uluslararası kuruluşlarla gerçekleştirilen iş birlikleri ve görüş meler, kültürel diplomasinin kurumsal boyutunu güçlendirmiştir.
Akademik düzlemde ise Afrika Çalışmaları İhtisas Programı, seminerler ve atölyelerle bilgi üretimi ve düşünsel etkileşim desteklenmektedir.
Bu çerçevede Afrika Kültür Evi, diplomatik hedeflerini yalnızca temsilî düzeyde değil, insani temas ve ortak üretim yoluyla sahada gerçekleştiren bir model ortaya koymaktadır. Bugün bu yapı, Türkiye’nin Afrika vizyonunun kadın emeği, kültürel diplomasi ve ortak kalkınma temelleri üzerine çalışan özgün bir örneği olarak değerlendirilmektedir.
AFRİKA EVİ, AFRİKA KITASI GENELİNDE İŞ DÜNYASI, KÜLTÜR VE TOPLUMSAL DİPLOMASİ ALANLARINDA NASIL BIR ETKİ YARATIYOR VE TÜRKİYE-AFRİKA İLİŞKİLERİNDE ARABULUCU VE KOLAYLAŞTIRICI ROLÜNÜ NASIL SÜRDÜRÜYOR?
Afrika Kültür Evi, Afrika’nın zengin el sanatları, gastronomisi, müziği ve sözlü gelenekleri aracılığıyla Türkiye toplumunu kıta hakkında bilgilendirmektedir. Afrika kültürünü öteki olarak değil, eşit ve ortak bir medeniyet birikimi olarak tanıtarak, kültürlerarası empatiyi ve karşılıklı saygıyı artıran insan merkezli bir diplomasi modeli geliştirmiştir.
Senegal ve Tanzanya’daki el sanatları merkezleri başta olmak üzere TIKA ile yürütülen projeler, Afrika’daki kadın üreticilerin yerel ekonomilerde daha etkin bir konum kazanmasına katkı sağlamaktadır.
Afrika Kültür Evi, kıta ülkelerinin diplomatik temsilcilikleri, iş çevreleri, kadın örgütleri ve kültür kurumlarıyla kurduğu temaslar aracılığıyla, resmî diplomasi ile sivil toplum arasındaki geçiş alanını güçlendiren bir arayüz işlevi görmektedir.
Türkiye’nin kamu diplomasisi hedefleri ile Afrika’daki yerel inisiyatiflerin sahadaki ihtiyaçları arasında köprü kurarak, karşılıklı güvene dayalı ilişkilerin kalıcı hale gelmesine katkı sağlamaktadır.
AFRİKA ÜLKELERİNDE YÜRÜTTÜĞÜNÜZ PROJELER VE KURDUĞUNUZ BİREBİR İLİŞKİLERDEN SİZİ EN ÇOK ETKİLEYEN BAŞARI HİKAYELERİNİ BİZİMLE PAYLAŞIR MISINIZ?
Etkilendiğim birçok örnek hikâye var; bunlardan biri Tanzanya’da ya şayan Dr. Khadijah Bwanakheri Mohammed’in hikâyesi. Ülkesinde kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren öncü isimlerden biri olan Dr. Khadijah, henüz Türkiye’ye hiç gelmemiş olmasına rağmen, uzun yıllardır Türk Işbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TIKA) aracılığıyla tanıştığı Afrika Kültür Evi ile yürüttüğü iş birliği sayesinde iki ülke arasında güçlü bir kültürel bağ kurmuş durumda.
Dr. Khadijah, TIKA’nın Tanzanya’daki kalkınma projelerinden biri olan “Mama Jasiri/Cesur Anneler” programının yürütücülüğünü üstleniyor. Program, genç kadınlara mesleki beceriler kazandırmayı ve girişimcilik eğitimleriyle onları özgüvenli, üretken ve ekonomik olarak bağımsız bireyler haline getirmeyi amaçlıyor. Dr. Khadijah’ın rehberliğinde yetişen kadınlar, el emeğiyle ürettikleri ürünleri Afrika Kültür Evi’nde sergileme fırsatı buluyor; böylece Tanzanya’nın geleneksel sanatları Türkiye’de görünürlük kazanıyor.
Dr. Khadijah’a göre, ülkesindeki el dokuması sepetler, çömlekler, ahşap oymacılığı, Maasai kültüründen gelen boncuk işlemeleri, deri eşyalar ve rengârenk kitenge ile kanga kumaşları yalnızca estetik ürünler değil, toplumun kimliğini ve tarihini taşıyan kültürel semboller.
Afrika Kültür Evi’nde, Mama Jasiri programı kapsamında üretim yapan annelerin yaptığı el dokuması sepetlerden duvar süslerine, küçük ahşap dekoratif objelere kadar pek çok ürün sergileniyor. Bu ürünlerin her biri, programdaki genç kadınların hem gelenek sel becerilerini hem de yaratıcı yeniliklerini yansıtıyor.
Dr. Khadijah, Afrika Kültür Evi ile iş birliğini Tanzanyalı kadınların sesini dünyaya duyurma fırsatı olarak görüyor. Bu sayede Afrikalı kadınlar, yaratıcılıklarını, kültürlerini ve ürünlerini Türkiye’de sergileme imkanı buluyor. Dr. Khadijah’ın hikayesi beni özellikle etkiledi; kendisi Mama Jasiri programı aracılığıyla dokumacılık ve marangozluk eğitimi alan genç kadınlara mentorluk yapıyor, üretim süreçlerini yönlendiriyor, girişimcilik bilinci kazanmalarına katkı sağlıyor ve Afrika Kültür Evi gibi platformlar üzerinden çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmaları için fırsatlar yaratıyor.
BEŞİNCİ TABEF ETKİNLİĞİNDE AFRİKA EVİ’NE YÖNELİK TEVECCÜH NASILDI, AFRIKA EVI’NİN GELECEK TASAVVURUYLA İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZİ ALABILIR MİYİZ?
Beşinci Türkiye-Afrika İş ve Ekonomi Forumu (TABEF), Afrika Kültür Evi için hem görünürlük hem de etki açısından son derece verimli bir platform oldu. Foruma katılan devlet yetkilileri, büyükelçiler, iş insanları ve sivil toplum temsilcilerinin Afrika Kültür Evi’ne gösterdiği yoğun ilgi, yapının Türkiye-Afrika ilişkilerinde kültürel bir aktör olma yolunda önemli bir gelişme kaydettiğini ortaya koydu.
Afrika Kültür Evi’nin standı, kadın emeğine dayalı el sanatlarının sergilendiği, kültürün üretimle buluştuğu bir alan olarak, birçok ülke heyetinin dikkatini çekti. Ürünlerin ardındaki hikâyeler, yani Afrika kadınlarının emeğinin görünür kılınması, katılımcılarda hem duygusal hem de entelektüel bir yankı uyandırdı. Bu durum, kültürel diplomasi aracılığıyla ekonomik diplomasinin insani boyutunun güçlendiğini gösteren başarılı bir modelin sahada işlediğini ortaya koydu.
Afrika Kültür Evi önümüzdeki dönemde, Afrika’daki kadın üretici ağlarını güçlendirmeyi, ortak üretim ve marka geliştirme projelerini artırmayı, kültürel diplomasi ekseninde akademik ve yaratıcı iş birliklerini çoğaltmayı ve Afrika-Türkiye ilişkilerinde kalıcı, sürdürülebilir kültürel ortaklık modelleri geliştirmeyi hedeflemektedir.
Bu yönüyle Afrika Kültür Evi, TABEF gibi platformlarda yalnızca el sanatlarını temsil eden bir yapı değil; kültür, kadın emeği ve insani kalkınma arasında köprü kuran bir diplomatik aktör olarak kendini konumlandırmaya devam etmektedir.



