Türkiye’nin Afrika Açılımında TİKA

Business Diplomacy dergisi için gerçekleştirdiğimiz röportajda, TİKA Başkanı Abdullah Eren ile Türkiye’nin Afrika’daki kalkınma projelerini, stratejilerini ve ‘Türk Tipi Kalkınma Modeli’ni konuştuk.

TÜRKİYE’NIN AFRİKA AÇILIMI SÜRECİNDE TİKA’NIN ROLÜNÜ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Ülkemizin 1998 yılında başlattığı Afrika Açılımı Politikası, siyasi, iktisadi, insani ve kültürel pek çok boyutu ihtiva eden kapsamlı bir politikadır. Bu politikanın kalkınma veçhesinde ise yaklaşık çeyrek asır boyunca ülkemizin Afrika’ya yönelik uluslararası kalkınma iş birliği faaliyetlerini yürüten ana uygulayıcı kurum olarak Başkanlığımız önemli roller üstlenmiştir.

TİKA olarak, girişimci ve insani dış politikamız ışığında, ülkemizin kıtadaki varlığının güçlenmesi noktasında gerek kalkınma odaklı projelerimiz gerekse insani yardım faaliyetlerimiz ile aktif biçimde rol aldık ve almaya devam ediyoruz. Bunun en somut tezahürleri de kıtada ilk ofisimizi Etiyopya’da açtığımız 2005 yılından bugüne 23’e ulaşan program koordinasyon ofisi sayımız ve buna paralel artış gösteren çalışmalarımızdır. Bu noktada, ofisimizin bulunmadığı ülkelerde de bölge ofislerimiz ve Büyükelçiliklerimizin kıymetli destekleri ile kıtanın tamamında faaliyet gösterme gayreti içerisindeyiz. Bugüne kadar Afrika kıtasına yönelik yaklaşık 7.000 proje, program ve faaliyet hayata geçirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ifade edildiği üzere, Afrika’da kapısı çalınmadık dost, yarası sarılmadık gönül, iş birliği yapılmadık ülke bırakmama düsturuyla, kıta ülkeleriyle kalkınma alanındaki çok yönlü iş birliğimizi geliştiriyoruz.

Afrika ülkelerinin kalkınma çabalarında yanlarında olma amacıyla eğitimden sağlığa, tarımdan üretime, kültürel mirasın korunmasından kurumsal kapasite artırımına, yeşil ekonomiden istihdama uzanan çok geniş bir yelpazede proje ve faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Yıllık bazda, kıtanın dört bir yanında yaklaşık 300 projeyi hayata geçiriyor; ülkemizin birikim ve tecrübesini Afrika ülkeleri ile paylaşıyoruz. Kamu diplomasisi kapsamında değerlendirilebilecek bu çalışmalarımız, kıtada karşılıklı olarak birbirini besleyen süreçler olarak diplomatik ve kalkınma varlığımızın güçlenmesine doğrudan yansıyor diyebiliriz.

TİKA PROJELERİNDE DİPLOMASİ VE YEREL İŞ BİRLİKLERİ NASIL ŞEKİLLENİYOR? BU PROJELER ARACILIĞIYLA TÜRKİYE-AFRİKA İLİŞKİLERİNDE SAĞLANAN UZUN VADELİ ETKİLER NELERDIR?

TİKA olarak projelerimizi hayata geçirirken ülkemizin insani ve girişimci dış politikası çerçevesinde hareket etmekte; kalkınma iş birliği içinde bulunduğumuz ülkelerde yerel iş birlikleri kurmaya büyük önem atfetmekteyiz. Bu noktada, ülkemizin kıta ülkeleri tarafından itibarlı bir aktör olarak görülmesinin, kurumumuzun hareket kabiliyeti ve kapasitesini artırdığını söyleyebiliriz.

İnsani yardım faaliyetlerinden kalkınma odaklı projelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan kamu diplomasisi alanında, TIKA ülkemizin yüz akı kurumlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu anlamda TIKA, Türkiye’nin uluslararası kalkınma iş birliği çalışmalarının çerçevesini çizen, bunları koordine eden, proje ve programları ile uygulayan, Türk dış politikasının yumuşak güç unsurlarının en önde gelenlerindendir diyebiliriz.

Gerçekleştirdiğimiz projeler yoluyla Afrika insanının hayatına dokunuyor, ülkemizin kamu diplomasisi faaliyetlerine doğrudan katkı sağlıyoruz. Ülkemizin dış yardım politikasının lokomotifi olarak, imkanlarımız ölçüsünde her türlü desteği sağlamak üzere Afrika ülkelerin yanında yer alıyoruz. Yerel ihtiyaç ve öncelikleri temel alan kalkınma iş birliği anlayışımız temelinde de gerek Afrika ülkelerinin kamu kurumları gerekse sivil toplum örgütleri ile proje geliştirme ve uygulama süreçlerinde birlikte yol alıyor, tecrübe paylaşımda buLunuyoruz. Esasen bu da herhangi bir gizli ajandamız olmaksızın kıtanın kalkınma sorunlarına kıtanın sesine kulak vererek çözüm bulma noktasında samimi gayretimizin bir sonucu.

Uzun vadeli etkiler açısından baktığımızda, kıta ülkeleriyle geliştirdiğimiz iş birliği ülkemizin pek çok alandaki çabalarına katkı sunuyor. Hayata geçirdiğimiz projeler kıtadaki diplomatik görünürlüğümüzü artırıyor, Türk girişimcilerimizin yeni iş fırsatlarına kavuşmasına olanak sağlıyor.

TİKA ARACILIĞIYLA SAĞLIK, EĞİTİM, ALTYAPI VE TARIM ALANLARINDA HAYATA GEÇİRİLEN PROJELERİN HEM TÜRKİYE HEM DE AFRİKA ÜLKELERİ İÇİN SAĞLADIĞI SOMUT KATKILAR NELERDİR?

Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sine ev sahipliği yapan Afrika, 1,5 milyarı aşan nüfusu ile hiçbir kıtanın sahip olmadığı beşerî bir fırsat penceresine sahip. Gelişen ekonomisi ve nüfusuyla dünya ölçeğinde bir güç olma potansiyeli barındıran Afrika, TİKA’nın en çok ofisinin bulunduğu ve en fazla proje gerçekleştirdiği bölgelerin başında geliyor.

Bu noktada, sağlık, eğitim, altyapı ve tarım alanında gerçekleştirilen projelerle kıtanın kalkınma sorunlarına hızlı, etkili ve sürdürülebilir çözümler sunmaya; en önemlisi de Afrika’nın potansiyelini açığa çıkarmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteleri, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarının birikim ve tecrübelerini Afrika ülkeleri ile paylaşarak, insan odaklı projelerimizle doğrudan Afrika insanına ulaşmaya, kıta insanının geleceğe umutla bakmalarına katkı sağlamaya çalışıyoruz.

Ülkemiz açısından bakacak olursak, Başkanlığımız projeleri kapsamındaki mal ve hizmet alımları ile yapım işleri vesilesiyle Türk girişimcilerinin Afrika pazarlarına girişi kolaylaşmakta, yapılan projeler yeni ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için yeni fırsatlar sunmaktadır. Kısacası, Afrika ile birlikte yol almayı, birlikte kazanmayı arzuluyoruz.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE TİKA’NIN AFRİKA STRATEJISİNDE ÖNCELİK VERİLECEK YENİ ALANLAR VEYA ÜLKELER NELERDIR? TÜRKİYE-AFRİKA KALKINMA İŞ BİRLİKLERİNİN ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDAKİ HEDEFLERİ NELERDİR?

Afrika, sahip olduğu zengin kültürel miras, dinamik genç nüfus ve ekonomik potansiyelinin yanı sıra küresel jeopolitikte kazandığı önem ile dünya sahnesinde önemli bir yere sahip. Doğal kaynakları, dünyanın en büyük serbest ticaret bölgesi ve 1,5 milyar nüfuslu pazarı ile kıta, kaynaklarını ve beşeri kapasitesini kullanarak kapsayıcı büyüme sağlama ve yoksulluğu ortadan kaldırma potansiyeline sahiptir.

Bu noktada, çalışmalarımızın önümüzdeki dönemde rotasını tayin edecek ana unsur, kıtanın sahip olduğu potansiyeli hare kete geçirecek insan odaklı kalkınma iş birliği stratejisi olacaktır. Gıda güvenliği ve iklim krizi, dijital teknolojilerin etkin kullanımı, ucuz ve temiz enerji, kadın ve gençlerin güçlendirilmesi, idari altyapının güçlendirilmesi ve etkin kamu yönetimi önümüzdeki süreçte öncelik verilecek alanlar olacaktır. Sudan, Libya, Somali gibi insani krizlerin yaşandığı, “en geride bırakılan” Afrika ülkeleri başta olmak üzere, tarihten gelen bağlarımızın bulunduğu Kuzey ve Doğu Afrika ülkelerinin özel önemi de göz önünde bulundurularak, imkan ve kapasitemiz dahilinde ülkemizin dost elini tüm ülkelere uzatmaya devam edeceğiz.

TİKA’NIN AFRİKA’DAKİ FAALIYETLERİNDE “TÜRK TİPİ KALKINMA MODELİ” ANLAYIŞI NASIL YANSIYOR?

TİKA, uyguladığı model aracılığıyla samimi ve şeffaf bir anlayışla, karşılık beklemeksizin, ülkelerin önceliklerini dikkate alan, yerel sorunlara yerelden çözümler üreten insan odaklı faaliyetleriyle sürdürülebilir kalkınma eksenli projeler gerçekleştirmektedir. TIKA, kendini bir hegemonik ilişki içerisine yerleştirmeden, koşul dayatmadan, eşit ortaklığa ve karşılıklı öğrenmeye dayanan yaklaşımı ile bölgesel ve küresel nitelikteki pusulaları dikkate alırken, Afrika insanının ve coğrafyasının potansiyeline dayanan özgün bir yol haritası takip etmektedir.

Ülkemizin bu konuda yaklaşımı, ülkelerin üretim kapasitesi ve fiziki altyapısı desteklenirken, her ülkenin kendi kaynaklarını verimli bir şekilde kullanabileceği beşerî altyapıların kurulması ve yapısal dönüşüme olanak sağlayan yeni bir kalkınma işbirliği modelinin geliştirilmesine dayanmaktadır. Bu anlamda, bugün başta Birleşmiş Milletler olmak üzere birçok uluslararası kuruluş tarafından hala Afrika için geçici acil yardım çağrıları yapılırken, Türkiye daha kalıcı çözümler üretecek çalışmaları öncelemektedir. “Türk Tipi Kalkınma” diyebileceğimiz yeni bir modelle, tüm kurumların ve STK’ların iş birliğiyle Afrika’da faaliyet gösteren 23 ofisimizle ülkelerin ihtiyaç duyduğu her alanda temel altyapıların kurulmasına yönelik projeler gerçekleştirilmektedir.

TİKA tarafından ülkemizin kalkınma tecrübesinin aktarılması noktasında hassasiyetle hareket edilerek, Afrika kıtasında yer alan ülkelerin kalkınma hedef ve öncelikleri ışığında proje ve faaliyetler hayata geçirilmektedir. Bu noktada, kalkınma sorunlarına sürdürülebilir ve kapsayıcı çözümler üretme yönünde çaba harcayan kıta ülkelerinin yanında yer alan Türkiye, diğer aktörlerden pek çok yönüyle ayrılmakta ve ön plana çıkmaktadır. Geçmişinde kolonyalizm lekesi taşımayan Ülkemizin Afrika ile iş birliği, asırlarca “karanlık kıta” tabiriyle imajı zedelenen ülkelere yaklaşımı değiştirmekte, alışıla gelmiş kalıplar dışında kalkınma alanında yeni imkanları, yöntemleri ve fırsatları sunmaktadır. Türkiye’nin aktif ve ilkeli dış politikasının bir uzantısı olarak eşit ortaklık ve karşılıklı yarar temelinde bir ilişki kurulması Afrika ülkeleri tarafından takdirle karşılanmaktadır.

TİKA’NIN SAHADAKI ÇALIŞMALARI, TÜRKİYE’NİN AFRIKA’DAKİ DİPLOMATİK GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ VE İTİBARINI NASIL GÜÇLENDİRİYOR? ÖZELLİKLE GENÇLİK, KÜLTÜR VE BEŞERÎ KAPASİTE ALANLARINDA YÜRÜTÜLEN İŞBİRLİKLERİNİN, TÜRKİYE-AFRİKA İLİŞKİLERİNE UZUN VADEDE NE TÜR KATKILAR SAĞLAMASINI BEKLİYORSUNUZ?

TİKA’nın Afrika ülkelerine yönelik çalışmaları, yalnızca proje odaklı destekler olarak değil aynı zamanda ülkemizin kıtadaki diplomatik görünürlüğünü artıran ve itibarını güçlendiren kamu diplomasisi faaliyetlerinin bir parçasıdır. Ülkemizin bölgesel vizyonu ışığında, TİKA kalkınma iş birliği kuruluşu olmanın ötesine geçerek kıtada güçlü bir diplomasi aktörü haline gelmiştir.

Bu bağlamda, çarpan etkisine sahip olan gençlik, beşerî kapasite artırımı ve kültür eksenli projelere özel önem atfediyoruz. Afrika’nın geleceğinin parlak olduğuna inanıyoruz, kıtanın geleceğini gençlerde görüyor, bu potansiyeli en doğru alanlara yönlendirmek amacıyla projeler tasarlıyoruz. Gençlik teması, Afrika Birliği ile ortaklık politikamızın önemli boyutlarından birini teşkil ediyor. Yine, beşerî kapasite artırımına yönelik projelerle kıtanın kaynaklarını en verimli şekilde kullanmasına yönelik eğitim programları hayata geçiriyoruz. Kültür alanı projelerimizin önemli boyutlarından bir diğeri. Kültürel ve tarihsel bağlarımızın bulunduğu Afrika ülkelerinde hayata geçirdiğimiz ve ortak kültürel mirasımızı ihya etmeye yönelik çalışmalarımız, ülkemiz ile kıta ülkeleri arasındaki bağı kuvvetlendirmekte. Dolayısıyla hem geçmişten gelen birikimimiz hem de geleceğe yönelik vizyonumuz, uzun vadede ilişkilerimizi çok boyutlu biçimde güçlendirmektedir. Sahadaki gayretlerimiz, masadaki güçlü diplomasi anlayışımızı beslemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ifade edildiği üzere amacımız Afrika ile birlikte kazanmak, birlikte kalkınmak, birlikte büyümek ve birlikte yol yürümek. Bu da uzun vadeli, karşılıklı gelişimi önceleyen ve ortak gelecek inşa etmeyi hedefleyen vizyonu muzun neticesidir.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Start typing and press Enter to search