Avustralya ile Türkiye Arasındaki İlişkiler, Köklü Bir Geçmişe ve Önemli Bir Değere Sahip
Hedefimiz net: ikili ortaklığı daha kapsayıcı, amacına uygun ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak
Avustralya ile Türkiye arasındaki ilişkiler, köklü bir geçmişe ve önemli bir değere sahiptir. Bu sağlam temelden hareketle, her iki ülkenin küresel jeoekonomik dönüşümlere uyum sağlama çabaları doğrultusunda, daha hedef odaklı ve stratejik alanlarda iş birliğimizi derinleştiriyoruz. Avustralya ve Türkiye, Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallara dayalı ticaret sistemine destek veren ülkeler arasında yer almaktadır. Son dönemde, özellikle pandemi sonrasında ortaya çıkan özel alanlara yönelik fırsatları yakından takip ediyor ve değerlendiriyoruz. İstanbul ile Melbourne ve Sydney arasında başlatılan uçuşlar hem insanlar arasındaki bağları güçlendiren hem de iki yönlü ticareti ileriye taşıyan önemli bir adımdır. Bu doğrultuda, ekonomik güvenliği pekiştirecek yeni iş birliği alanlarını belirlemek ve bu alanlara odaklanmak üzere bilinçli ve istikrarlı adımlar atıyoruz. Hedefimiz net: ikili ortaklığı daha kapsayıcı, amacına uygun ve dayanıklı bir yapıya kavuşturmak. Avustralya Hükümeti’nin Türkiye’de sunduğu konsolosluk hizmetleri ve yürüttüğü üst düzey temsilin yanı sıra, Türkiye’nin ekonomik önceliklerini yakından takip ederek bunları Avustralya’nın güçlü yönleriyle örtüştürmeye çalışıyoruz.
Bu çerçevede, Avustralya-Türkiye Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması’nın yenilenmesine yönelik müzakere sürecine destek veriyoruz. Bu sürecin temel amacı, ülkelerimiz arasındaki karşılıklı yatırımları artırmak ve iş dünyalarımız arasında yeni ortaklıkların kurulmasını teşvik etmektir. Böylesi anlaşmalar, yalnızca resmî belgelerle sınırlı kalmaz; aynı zamanda karşılıklı güvenin, uzun vadeli taahhütlerin ve öngörülebilirliğin bir göstergesidir. Günümüzün belirsizliklerle dolu ekonomik ortamında bu türden güven verici çerçevelere sahip olmak, sadece büyüme için değil, aynı zamanda istikrar ve sürdürülebilirlik için de büyük önem taşımaktadır.
Tarım-gıda, temiz enerji, eğitim ve teknoloji gibi alanlarda da iş birliğimizi derinleştirmeye yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bunu, ikili ekonomik ilişkilerimizi güncellerken izlediğimiz şekilde yapıyoruz. Katma değer yaratabilecek alanları belirliyor, işletmeler üzerindeki düzenleyici yükleri azaltmak veya ortadan kaldırmak için yolları netleştiriyor ve her iki taraf için olumlu sonuçlar doğuracak ortak faaliyetlere ilgisi olan paydaşları koordine ediyoruz. Türkiye’nin bu alanlardaki hedefleri son derece açık ve net; Avustralya ise bu hedefleri destekleyecek önemli imkanlara sahip. Bu süreci umut verici kılan, her iki tarafın da iş birliğine yönelik samimi ve güçlü bir irade ortaya koymasıdır. Önemli olan, bu ortak iradeyi somut sonuçlarla buluşturabilmektir. Örneğin, biyogüvenlik ve gıda ticareti ile tarım sektörünü etkileyen protokoller konusunda yakın iş birliği ve koordinasyon içindeyiz.
Önümüzdeki dönemde, yakaladığımız bu ivmeyi kalıcı ve sürdürülebilir sonuçlara dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bu da iş dünyasının sesine kulak vermeyi, ortaya konan ilgiyi somut adımlarla desteklemeyi ve tüm bu çabaların her iki ülke için de uzun vadeli faydalar sağlamasını güvence altına almayı gerektiriyor. Avustralya ile Türkiye arasındaki ilişkiler halihazırda sağlam bir zemine oturmuş durumda. Bugün attığımız adımlar ise, bu zemini daha da güçlendirmek ve ortaklığımızı geleceğe taşıyacak şekilde bilinçli biçimde şekillendirmek içindir. Doğru strateji ve iş birliğiyle bu ortaklığın geleceğine dair beklentilerimiz son derece yüksek.



