DEİK ile 40 Yıl: Türkiye İş Dünyasının Küresel Yolculuğu
DEİK, ticari diplomasi ile Türkiye’nin uluslararası iş ilişkilerini güçlendiren bir platform oldu
DEIK Eski Başkanı ve TUSAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Business Diplomacy dergisinin 40. yıl özel sayısı için Türk iş dünyasının küresel arenadaki rolünü, DEIK’in tarihi önemini ve 40 yıllık tecrübeyle kazandırdığı stratejik vizyonu anlattı.
DEİK’İN TÜRK İŞ DÜNYASINA, SAĞLADIĞI TARİHİ ÖNEMİ VE KURULUŞUNDAN BU YANA ÜSTLENDİĞİ ROL SİZCE HANGİ YÖNLERİYLE ÖNE ÇIKIYOR?
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu-DEIK’in temelleri, rahmetli Turgut Özal döneminde ilk iş konseyimiz olan DEIK/Türkiye-ABD İş Konseyi’nin (TAIK) kurulmasıyla 1985’te atılmıştı. Temel mantığı iki ülke arasında iş konseyi kurarak, Türkiye ile ilgili ülkenin iş dünyasının üst düzey temsilcilerini bir platformda bir araya getirmek ve ülkeler arası ekonomik ilişkileri düzenleyerek iş hacmini artırmak olan bu iş modeli, zaman içinde dünya geneline yayıldı. Bu vesileyle “DEIK” çatısı altında Türkiye ile birçok ülke arasında İş Konseyi kuruldu. Bu İş Konseyleri kurulurken, Türkiye’nin ekonomik yapısı, sanayi kapasitesi ve ihracat kabiliyeti göz önünde bulunduruldu; yalnızca mal ihracatı değil, aynı zamanda yurt dışı yatırımlar ve müteahhitlik hizmetleri de bu kapsamın içine alındı. Ülke insanımızın cevval, atılgan, girişken ve cesaretli yapısı sayesinde, DEIK vasıtasıyla birçok ülkede Türk iş dünyası olarak yatırımlarımız, bu ülkelerle olan dış ticaret hacmimiz ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkımız önemsenir düzeyde artmaya başladı. Özetle, DEIK ve faaliyetleri, zaman içinde gelişerek Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerinde önemli bir rol üstlendi. 2014’lere geldiğimizde, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkemizin ileriye dönük hedefleri bağ lamındaki vizyonu doğrultusunda dış ekonomik ilişkilerde bir konsolidasyon ihtiyacı ortaya çıktı. Bu maksatla DEIK’in statü ve çalışma yapısı değiştirilerek, ülke ekonomisinde önemli yer tutmaya başlayan bu faaliyetlerin tek çatı altında yürütülmesine karar verildi. Hükümetimiz, yurt dışındaki kurumlar, odalar ve girişimciler için dış ekonomik ilişkilerde direkt muhatap olabileceği akredite bir kurum oluşturmak düşüncesiyle DEIK’i görevlendirdi. Bu değişimin gerçekleştirilmesi, Başkanlığı naçizane şah sıma tevdi edilen Yönetim Kurulumuzdan beklendi. Her biri, birbirinden değerli iş dünyası temsilcilerinden oluşan Yönetim Kurulumuz bilgi, beceri ve tecrübeleriyle kısa süre içinde DEIK’e yeni dönemin stratejik yol haritasını belirledi. DEIK’in kurumsal kimliği dahil İş Konseylerinin çalışma usul ve şekilleri belirlendi. Bu yeni yapı, tüm paydaşlar tarafından benimsendi ve hemen akabinde aktif çalışmalar yapılmaya başlandı. Bugün 40. yılında DEIK’in başarılı çalışmalarına ve bu bağ lamda Türk iş dünyasının küresel arenadaki yolculuğuna şahitlik ederken, Başkanlığını yürüttüğüm 2014-2017 yıllarında üyelerimizin ve tüm çalışma arkadaşlarımızın DEIK dönüşümüne ve faaliyetlerine yadsınamaz katkısı bir kez daha gözlerimin önüne geliyor. Hele 2016 yılında ülkemizin karşılaştığı 15 Temmuz hain darbe girişiminde DEIK’in üstlendiği rolü unutmak mümkün değil. İş konseylerimizdeki arkadaşlarımızın tamamı sorumlu oldukları yüzden fazla ülkeye giderek, Türkiye’de işlerin eskiden olduğu gibi devam ettiği, “Business as Usual” mesajını vermeye ve ülkemizin itibarının menfi propagandalarla bozulmak istenmesinin önü ne geçmeye çalıştılar. Hepsine şükranlarımı arz ediyorum.
DEİK’İN ULUSLARARASI İŞ DÜNYASINDAKİ KONUMUNU VE TÜRKİYE’YE SAĞLAYACAĞI KATKILARI NASIL GÖRÜYORSUNUZ?
Bugün itibarıyla sayısı 153’e ulaşan İş Konseyleriyle küresel ölçekte faaliyet gösteren DEIK’in, Türkiye’nin yurt dışında ticaret ve yatırım ilişkilerini stratejik bir vizyonla geliştirmek amacıyla ilgili ülkelerle doğrudan temas kurarak, 40 yıllık yolculuğu boyunca iş dünyasının önünü açacak köprüler inşa ettiğini mutlulukla görüyorum. Hatta, Türkiye’ye “ticari diplomasi” kavramını kazandırmasını da çok değerli buluyorum. Ülkeler arası ilişkilerde Türkiye’nin “soft power”ı olarak tanımlanan DEIK’in ticari diplomasi bağlamında yaptığı faaliyetler, özellikle dünya ekonomilerinin bugünkü çalkantılı yapısında ülkemiz adına, iş dünyamızın ticaret hacminin artması adına oldukça önemli bir anlam ifade ediyor. Inancım odur ki, Türk iş dünyasını küresel arenada temsil eden en önemli platformlardan biri olan DEIK, 40 yıllık geçmişinden elde ettiği tecrübelerle dünyanın dört bir yanında iş dünyala rı arasında başarılı bir şekilde köprüler kurmaya devam edecek. Bu bağlamda tüm arkadaşlarıma ülke hizmetinde başarılar diliyorum.



